Yazlık Galet

Image

Galet… Tart gibi ama daha kolay

Galet, tart kalıbı olmadan, kabaca yapılan tarta benziyor. Görüntü ve kolaylık itibarıyla, son derece kolay, hatta şapada-şupada yapılan, pişirmesi de sanki köy fırınında yapılıvermiş gibi olan, son derece yazlık, son derece kırsal bir tarif. Tart kalıbına ihtiyaç duymadan yapabileceğiniz güzel bir tart. Daha önce defalarca görmeme rağmen, denemek içimden gelmemişti. Nedense, bu hafta gelivereceği tuttu.

Tart, pay, kiş familyasının en sade üyesi galettir. Kalıp istemez, düzgün açmayı gerektirmez, Aman kalıba küçük geldi, yama yaptım, kalın oldu, ortası yırtıldı, yok kenarları düzgün olmadı, uğraştırmaz. Hem meyveli, hem tuzlu pek ala da yapılır. Arada değiştirmeniz gereken tek şey, hamurundaki şeker miktarı olacaktır. Yoksa hamurun geri kalanı tamamen aynı. Un-Yağ-soğuk su.

Bu aralar şeftali ve erik beraberliğine taktıysam da, bu galeti nedense tuzlu istedim. Tazesi olmasına rağmen kuru domates, ızgara kabak ve ızgara patlıcan ve tabii ki bunlara eşlik eden güzel bir keçi peyniri. Kuru domatesin o hafif ekşi ama yoğun tadını ve gevrek dokusunu çok seviyorum. Eh hem kabak hem patlıcan en güzel zamanında. Manzarası mükemmel, tadı daha da şahane. Yoğun, bol kekikli enfes bir yemek oldu. Yanında bol yeşillik salata harika bir akşam yemeği.

Hamuru, pate brise dediğimiz, yağ-un ana maddesiyle, ve eğer şartsa, soğuksu ile yapılan bir hamur. Tercihan elinizi bile değdirmeden, herşeyi çok çok soğukken karıştırmanız lazım. O yüzden eskiden çatalla veya hamur karıştırma bıçaklarıyla yapılıyormuş. Şimdi, atıyorsun hepsini blendera iş bitiyor.

Bu kadar reklamdan sonra tarife geçelim.

Devamı için tık / Press to read more

Kabaklı görünmez kek

Image

Demiştim size, bu “görünmez” keki farklı şeylerle deneyeceğim diye. Armuttan önce kabaklısını denedim Harika oldu. Hafif, sunumu şık, kolay.

Bol nane, bol dereotu ile bahar bahar bir aroma, dilim dilim bir sunum. Diyeceksiniz k, kabağı kaç türlü yapabilirsin ki? Ya da daha sert bir yorum, e bunun mücverden ne farkı var. 😀 Yok! Ya da var! Kabakları rendeleyip sıkma derdiniz yok. İncecik dilimlemeniz yeterli. İçinde taze soğan yok. Hani bazılarına hazımsızlık yapar ya. 😉

İlk yaptığımda nanesi az geldi, elinizi korkak alıştırmayın, öyle 1-2 sap ile yetinmeyin. Şöyle yarım demeti koyun derim. Haydi başlıyoruz:

 

Devamı için tık / Press to read more

Fırın karnıbahar hem de acılı

Image

Bu aralar çok fazla kek-pasta gidince, herkes yapıp yapıp nasıl zayıf kalıyorsun dedi. Hahahah, ben yemiyorum ki, yapıp yediriyorum. İşin sırrı burada işte. Bu zaman içinde de bir kaç tarif denedim. Yazmak kısmet olmadı, şimdi yazayım dedim. Bunlardan bir tanesi karnabahar tarifi. Ben sevdim, hatta bayıldım. İlk yaptığımda bir küçük karnabaharı yuttum resmen. İkinci yaptığımda o kadar açtım ki,  tam da pişmeden 2-3 tane yedim. Fırından erken çıkarmışım. Oğluş hatırlattı. : “Karnabahar gaz yapar öğle zamanı” 🙂 Tepsi tekrardan fırına girdi. İyice pişti

Bakalım siz de sevecek misiniz?

Önce ilk beyaz sosumuzu yapalım.

  • 1 bardak kadar yoğurt
  • 2 yemek kaşığı tepeleme un
  • sarmısak tozu
  • tuz
  • karabiber

Bu malzemelerin hepsini güzelce karıştırın. Derin bir kap kullanın.

Karnabaharı çiçek çiçek ayırın. Her biri bir lokma olacak kadar minik olsun. sonra sosun içine atın, her tarafı bulansın.

15-20 dakika 180 derece fırında pişirin. Bu arada ikinci sosu hazırlayın.

  • ince toz acı biber (tatlısını veya daha yoğun bir tat istiyorsanız tütsülenmiş paprika da kullanabilirsiniz)
  • 1 çorba kaşığı bal
  • 1 çorba kaşığı sirke
  • acısso  sos 2-3 damla (tabasco sos demiyorum, onda hafif bir ekşilik var)
  • zeytinyağı
  • 1 çorba kaşığı biber salçası

Burada önemli olan SİZİN ağız tadınız. Sirke ve bal tadı keskinleştirmeye yarıyor. Acısını da istediğiniz gibi ayarlayın. Karnabahar nispeten hafif bir tat olduğu için bol baharat kaldırıyor.

üzeri hafifçe kızarmaya başladığı zaman çıkarın, ikinci sosa bulayın. Bulayın dediğim, tepsiden kaseye, sonra tekrar tepsiye yapmak zor olabilir, o durumda çiçeklerin üzerine kaşık kaşık bu sostan dökebilirsiniz.

Tekrar fırına atın. Üzeri kızarana kadar 10 dakika gibi, fırınlayın. yanında incecik dereotlu yoğurt sos ile servis yapın.

İyice yumuşayan karnabaharları baharatlı baharatlı, acılı acılı yoğurt sosa bulayıp yemek çok güzel!!!!

Afiyet şeker olsun!

Likörlere ilave. Vişne likörü…

Image

vişne likörüYaz meyvalarının en nazlısıdır vişne. Bir gelir, bir gider. Bir ay bile dayanmaz. Haftalık pazardan kaçırdınız mı, belki iki pazarda daha bulursunuz o kadar. Sonrasında bitti mi biter. Ara ki bulasın. O yüzden vişne kıymetlidir. Annem reçelini pek severdi. Her sene kavanoz kavanoz yapardı. Kimi mücevher gibi parlayan enfes derinlikteki renkte olur, arada da olsa, nadiren, şekeri mi yanar yoksa vişnenin cinsinden mi bilmem, rengi kahve rengine döner. Vişne reçelinin bubukları kaymakla veya beyaz peynirle yenir, kalan suyu ise bize şerbet olurdu.

Şimdi bıyık altından gülmeyin lütfen. Bizim ailede bubuk denirdi. Sizinkinde tane deniyor olabilir.

Devamı için tık / Press to read more

Taze bakla çorbası

Image

Çocukken, bakladan hiç haz etmezdim. O tüylü yüzeyi, bir de çoğunlukla kılçıklı olması canımı çok sıkardı. Evet, fava her zaman sevimli geldi bana o kaymak gibi dokusu, ne ekşi, ne tuzlu ama çok hoş rayihası, tabii fava ile gelen kalabalık, gürültülü, muhabbetli sofralar.

Yemekleri bize sevdiren hatıraları da değil midir? Ben oldum olası, kalabalık, muhabbetli, gürültülü sofraları sevmişimdir. Herkesin bir arada yeyip güldüğü, ağırlamak için özel bir özen gösterilen, önceden hazırlık yapılan, misafir sofralarını. Fava da bu sofraların müdavimi ydi. Tıpkı taramanın olduğu gibi. O yüzden favayı severim, ama kılçıklı tüylü baklayı sevmem. Canım, tabii ki bütün baklalar kılçıklı tüylü olmaz ama işte. Bendeki intibası bu. 🙂

iç baklaBaharın bence en güzel sebzeleridir. Enginar, eşlikçisi bezelye ve bakla. Enginar ve bezelye bütün kış devam eder de, bakla kaçar bir yerden sonra. Hala “mevsimi” olan sebzelerden biridir kısacası. Kaçırdınız mı, artık kurusuna kalırsınız. Renksiz, illa ıslatmak gereken kuru baklaya. Hazır tazesini yakalamışken, ben hem enginarımı baklalı yaptım, hem de çorbasını denedim.

Devamı için tık / Press to read more

Karnabahar köftecikleri 24 adet 25 kal.

Image

Merak ve ilgi sebebiyle, çok çok farklı kaynaklardan tarif, yeni yemekler, fotolar takip ediyorum. Bunların içinde olmadık enteresan sunumlar da çıkıyor, artık benim için eskimiş ve bıkkınlık getirmiş tarifler de. Bakınız elmalı güller. Bu sene, karnabahar tarifleri karşıma çok çıktı. Pizzası, ekmeği, kızartması, köftesi. Sonunda köftesini denedim.

karnabahar köftesiİtiraf zamanı, ben çorbasını çok severim. Bol sütlü yaptığım zaman, oğluşa da süt çorbası diye içirmişliğim var. Ancak kızartma ile uğraşmak istemedim, annemin köftesi çok uzun ve zahmetliydi, ama internette önüme çıkan bu köftecikler, tam da benim sevdiğim gibi, muffin kalıplarında pişmesi  ve son derece de kolay hazırlanmasıyla çok cazipti.

Devamı için tık / Press to read more

Ala Balık Çorbası

Image

Bayılırım! Evde yemek olmasa da çorba olmalı mutlaka. Ne demişler;

Kana kuvvet

Göze fer

Batna ciladır

Çorba

balık çorbası

Hatta hatta, aylarca balık olmasın, ama balık çorbası mutlaka olsun. O sebzeli, bazen kremalı, bazen levrekli bazen somonlu artık Allah ne verdiyse çorbası!  Evet, benim balık çorbam biraz karışık. Tarifini ilk okuyan bir okurum, “Yahu bu sebze çorbasına döndü ?!” demişti. 😀

Devamı için tık / Press to read more

Ispanak rulosu 137 kalori / 12 dilim

Image

ıspanak ruloYuvarlamaya devam 😀

Benim gibi yemeğe meraklı bir arkadaşım, bir yemek kitabı verdi. Tabii buna kitap demek ayıp. Kendisi bir tuğla, 3 fasikül Meydan Larousse’u yanyana getirin ah işte o kadar. Öyle ayakta karıştırmak falan hayal, unutun. Oturacaksın, kitabı da kucağına alacaksın ancak öyle 🙂 Bir yerden sonra zaten bacaklarda uyuşma başlayabilir.

Şaka bir yana bu deniz-derya kitabın içinde kayboldum. Bu kitabı başka bir arkadaşımın kafesine yeni tarifler bulmak için altüst ettiğimizde, bu tarifle karşılaştım. Hem cafe mutfağında hazırlanabilecek, hem de hafif ve lezzetli alternatifler arıyorduk. Kitapta, pek çok tarif var, hepsi resimli. Ancak kitap yabancı olunca, bazı malzemeleri bulmak zor oluyor. Bazı tarifler cafe mutfağına veya bizim ağız tadımıza uygun değil. Tarifleri de biraz bilenlere göre, pek detaya girmeden yazmışlar. Ama neyse ki, biraz hayal gücü, biraz tecrübe işi kotardım. Ah tabii, yüce google sayesinde başka sitelerden başka tarifler de karıştırdım. Sonuç ortaya çıktı.

Buyurunuz, ölçülüp biçilmiş, denenmiş tarife.

Devamı için tık / Press to read more

Hamsi ekmeği mi desem, hamsi mücveri mi? 284 kalori / 12 porsiyon

Image

Tam mevsiminde, tam zamanında gelen tariflrden biri olsun istedim. Haberlerde, her yerde, hamsi bolluğundan bahsediyorlar. Eh böyle kova kova, gümüş gümüş hamsiler varken, yeni bir yemek denemeden olmaz.

hamsili ekmekBu da kulaktan dolma tariflerden biri. Görmedim, yemedim, sadece dinledim ve yaptım. Öylesine, arkadaşlarla İTÜ’deki briç dersimizden yürüyerek dönerken dinledim. Eh yol üstünde de Beşiktaş balık pazarı varken, hemen deneyeyim dedim, daldık balık pazarına, aldık balıkları doğru eve.

1 kilo hamsi ile Ortaköy’e kadar ancak yürüdük. Pastırma yazı sayesinde ter içinde kaldık, Ortaköy’de sade kahvelerle nefeslendik. Akşam için plan yapıldı, valide sultan davet edildi, koşa koşa eve gelindi. Sonra kulakta kaldığı kadarı ile yapıldı.

Devamı için tık / Press to read more

Antep hatırası. Nohut salatası

Image

Antep’ten döneli çok oldu. Üzerinden aylar geçti. Ancak denenecek yemeklerin hepsini deneyemedim hala. Sonbahar için saklamıştım bu tarifi. Nohutlu ya, sanki yaz için ağır olurmuş gibi geldi bana. Havaların azıcık soğumasıyla, hemen fırsat yaratıp denemeye aldım.

nohut salatasıAntep’te, sabah kahvaltısında sofradaydı. Ancak sabah kahvaltısı zaten brunch’a döndüğü için o saatte sofrada zaten bir ben eksiktim herhalde. Zaten Antep’li evsahibimiz bu salatanın rakı sofrasında çok güzel olduğunu söyleyince ben kafamda hemen bir rakı sofrasına ekledim. Beyaz peynir, acılı ezmenin yanına, kebaptan hemen önceye. 🙂

 

Devamı için tık / Press to read more

Enginarlı dip

Image

IMG_9873

 

Hani çok özendiğiniz misafirleriniz olur. Mutlaka yeni, güzel birşeyler yapmak istersiniz. İşte öyle gecelerden biriydi. Alışverişe çıkacak zaman yoktu, ama evdeki malzemelerle içki sofrası hazırlamak lazımdı. Maceracı ruh da devreye girdi. E tabii bir de “Yaşasın internet”.

 

 

İki tek enginar dolapta pişmeyi bekliyordu. Ama klasik zeytinyağlı olacakken, içki yanına dip oldu 🙂

enginarlı dip Önce malzemeleri vereyim. Açıkçası, içindekileri azaltıp çoğaltarak kendi ağız tadınıza göre değiştirebilirsiniz. Kıvamı yakalamak adına peynir / enginar oranına sadık kalın yeter 😉

 

 

 

Devamı için tık / Press to read more

Patlıcan’ın 1001’inci yemeği 10 porsiyon 158 kalori

Image

Patlıcanın en güzel zamanı. Markette, pazarda, pırıl pırıl, simsiyah parlıyorlar. Gel de alma. Malum, türk mutfağında da bir dolu tarifi vardır. Eskiler ne der, 1000 çeşit yemeğini yapamayan kız evlenemezmiş. (Netten bir baktım da, kimisi 300 çeşit yemeği var diyor, kimisi 5000, e abartmanın sonu yok tabii) E ucuz sebze, sıcağı, soğuğu, mezesi, böreği, turşusu, reçeli derken o kadar yemek çıkar tabii.

ekşili patlıcan

Devamı için tık / Press to read more

Doyurucu salata

Image

Yaz mevsimi yaklaşırken salatalara, hafif yemeklere geçmek komik oluyor. Ya da daha ağırı, ikiyüzlülük diyelim. Sen kalk, bütün kış tatlılar, kekler, pastalar yap, fotoğrafla, paylaş, yedir, yaz gelip de hafif ve ince elbiseler gerekince, durumun vahametini anlayıp mutfağı değiştir. Yağsız, şekersiz, üç beyazdan uzak durmaya çalış, her yerden salata tarifi topla, neredeyse otla.

Şaka bir yana, marketler, manavlar, tezgahlar çıtır çıtır otlar ve sebzelerle doluyken işlem kolay. Rengarenk sebzeler, yeşilin en derini otlarla doldurun sepetinizi. keskin kokulu nane, tazecik dereotu, incecik taze soğanlar. Daha ne olsun.

greçka kinoa salatasıBu aralar yaptığım salataların çoğu benzer içerikli. Çıtır çıtır hıyar, sadece dörde bölünmüş şeker domates, bolca soğan, bolca ot. Tabii ki sos için deli karışımlar. Nar ekşisinden girip, hardaldan çıkan, zeytinyağından cömert, tuzundan pinti soslar. Bu sefer hazırladığım salata, hem doyurucu, hem karbonhidrat krizinizi dindirecek, ama düşük glisemik endeksi ile masum bir salata.

Ben greçkayı kinoaya tercih ediyorum. Daha yumuşak olduğu için, daha tembel işi bir yemek. Kinoayı sıcak suda bekletmek, bol bol ovalayarak yıkamak gerekiyor ya, tembelliğime geliyor ne yalan söyliyeyim. Ama bu salatada, ikisini birden kullanmak gerekiyor. Kinoanın çıtır çıtır dişe gelen yapısı, salataya ayrı bir lezzet katıyor. O yüzden, uğraştığınıza değiyor. Hem miktar o kadar kocaman oluyor ki, atın dolaba, sonra çıkarın çıkarın, soslayın, sebzelerini otlarını ekleyin yiyin bütün hafta neredeyse, öyle de bereketli hazret!

greçka kinoa salatası

Devamı için tık / Press to read more

Mücver… ver… ver… ver… 36 adet, her biri 42 kalori

Image

Biz çocukken, o masum ve yediklerimizin çok daha doğal olduğu yıllarda, baharın geldiğini kabak yemeklerinin çoğalmasından anlardık. Zeytinyağlı kabak, kıymalı kabak kalye, tabii ki dolma, eh dolmanın yanına mutlaka mücver. Valide hanım, dolma yaptığı zaman, içini ziyan etmez, sadece bir kabak daha rendeleyerek mücver yapardı. Çocuk aklımla, dolmadansa, mücveri her zaman tercih ederdim. Yok, cümle yanlış oldu. Ben hala mücveri tercih ediyorum. 🙂

mucverSonraları aklımız erdiği zaman, anneme mücveri illa dolma olduğu zaman değil, her zaman yapması için bastırır olduk. O zamanlar kızartma zararlı diye bir çekincemiz de yoktu herhalde, annem sık sık yapardı. Daha sonra, kilo-kolestrol hayatımıza girince, tavsadı tabii. Taa ki, birisi mücveri kızartarak değil de, tepside fırında yapmayı akıl edene kadar. Ne demişler, en büyük icatlar, ihtiyaçtan kaynaklanır. Mücveri tepsiye döken teyze de, belli ki mücver hasretine dayanamamış.

Ben yıllar sonra, misafire nasıl yapmalı, servisi şık olsun diye kaşınırken, ihtiyaçtan yani, mücveri silikon muffin kalıplarında yapmaya başladım. Misss… Hem tek lokmalık, hem kalanı sulanmaz, hem şık, hem hafif. Eh daha ne olsun. Kilo problemini en kafaya taktığımız zaman, tart yerine çayda bile mücver yapar oldum. Hatta hızımı alamadım, patlıcanla bile yaptım. A tabii ona mücver denmez, o başka. Onun da tarifi işte burada.

Neyse biz dönelim, kabak mücver tarifimize. Eminim annenizin veya teyzenizin tarifi de vardır. Benimkinden çok da farklı olduğunu sanmam. 😉 Ama ben ölçtüm, biçtim. İp uçlarını toparladım. Fazladan bir tarif daha okumanın, biraz daha esinlenmenin bir sakıncası olmaz değil mi?

 

Devamı için tık / Press to read more

Karamelize soğan, Ispanak ve rokforlu tart! Ba-yı-la-caksınız!

Image

IMG_7938O kadar iddialıyım işte! Bunu yedikten sonra, içindeki eşleşmelere hasta olmanız garanti. Hani teker teker çok da sevmeseniz bile, bir araya geldikleri zaman muhteşem bir uyum içindeler. İtiraf edeyim, biraz el oyalıyor, ama misafirlere hazırlamak için çok başarılı, övgüleri toplamanız ise garantili.

soğanlı rokforlu tartBir itiraf daha, bunu son yıl içinde 3 defa yaptım. Her seferinde, arkadaşların davetlerine, ikramlarına hazırladım. Ama sunum sırasında orada değildim, dolayısıyla pişmiş halinin fotoğraflanması istediğim kadar detaylı ve çeşitli olamadı. İlkinde, evsahibesi, “valla ben sofraya oturana kadar paylaşmışlardı, bitmişti” diye sadece 1 dilimin fotoğrafını gönderebildi. İkinci ve üçüncüde ise, bütün tartın fotosu vardı. Neyse, sonunda bir davet için ben yeniden pişirince, bizzat evde ikramlayınca, daha detay fotoğraflayabildim.

 

Devamı için tık / Press to read more

Protein salatası Semizotu, somon, yumurta….

Image

Annem, yaşamak için yiyenlerdendir. Kendi başına bıraksanız, sadece nefsini köreltecek kadar yer, yemek bile yapmaz belki. Oysa ben, her zaman olmasa bile, doğru düzgün, mutlaka lezzetli birşeyler yemeliyim. Öyle sofralar kurmam belki, ama tepside bile yesem, illa enteresan olmalı, illa yaratıcı olmalı yediklerim. Tabii her zaman bu kadar hevesli ve yaratıcı olamıyor insan, ancak son günlerde yine bir heyecan var içimde. Bugün akşam öğünü de öyle oldu.

IMG_6695Sabah yoğun bir spor seansından sonra, günü de hafif geçirmenin verdiği vicdan rahatlığı ile, gönlümce bir salata hazırladım. Spor dönüşü, marketten aldığım semizotuna, klasik olarak karaşimşek eşlik edecekti Keçi peynirli semizotu salatası olacaktı. Hatta bütün malzemelerini de aldım. Ama sonra şeytan dürttü. Maceracı ruhum kaşındı.

Devamı için tık / Press to read more

Mercimek salatası daha doğrusu, karaşimşek salatası :D

Image

YIMG_4271eşil mercimek, nam-ı diğer karaşimşek, çocukluğumda hep küçümsenen, fakir veya asker yemeği, yatılı okul yemeği olarak bilinen bir bakliyattı. Annem kıymalısını yapar, çorbasında ise, sirke ve sarmısağını ihmal etmezdi. Sirke ve sarmısak ikilisi nereye döksen yedirir zaten, ama annemin yaptığı yeşil mercimek yemeğini başka yerde yiyemedim. Bu yaşıma geldim, evde de yapmadım. Bkz. ilk satırlar.

Yeşil mercimek salatası ise, annemin hiç yapmadığı, aklına bile gelmeyen, duysa da meşhur “değişik” veya “biz bilmeyiz öyle şeyler” dedirtecek bir çeşni oldu. Ama bir arkadaşımda yedikten sonra, benim yapılmalı-yazılmalı listeme girdi.

Tarifi uzun zamandır bekleyen arkadaşlar var. Onları daha fazla bekletmeden başlayalım:

Devamı için tık / Press to read more

Balık salatası

Image

balıklı salataZengin, gösterişli, havalı! Bir salatada beklediğiniz, istediğiniz herşey bu salatada var. İster sıcak bir yaz gecesinde, ister sıcak bir kış partisinde, misafirlerinizi her türlü mest edecek bir salata.

 

Bu tarif, kitabımda var. Daha önce facebook sayfamda da paylaştım. Dolayısıyla beni takip edenlerin, tanıyanların zaten bildiği bir tarif. Ama kayıt altında kalması, yeni tanıyanların öğrenmesi için buradan da paylaşıyorum.

 

Devamı için tık / Press to read more

Balkabaklı salata

Image

Kışın renkler soluyor. Hava soluk, sokaklar soluk, soğuk, neredeyse kasvetli. Hava gibi. Kurşun gibi ağır.

Bunun yanında, bazı, hepsi değil, sebzeler canlı canlı. Balkabağı, en sarıdan kırmızıya kadar değişen renkte. Havuç, turp, kırmızı biberler, sapsarı ayvalar, bordoya çalan derin kırmızı narlar.

Bu salata da bu renklerden ilham almış sanırım.

balkabaklı salataTarifi bana veren, çok sevdiğim bir kuzenim. İlla bir icat çıkaracağım ya, tarifte değişiklik yaparak denedim. Orijinal tarif, kinoa ile yapılıyor. Ancak ben kinoa’nın hazırlanmasını çok uzun bulduğum için (uzun uzun ovuştura ovuştura yıkayıp o acıyı temizlemek lazım) onun yerine yurdum malı, tam kepekli ince bulgur kullandım. Görsel olarak aynı sonucu verdi. Ancak atladığım nokta bulgurun her kademede, çok çok su çekeceğiydi.

Buyurun tarife;

Devamı için tık / Press to read more

Greçka’lı sağlık salatası

Image

Bu “bakliyat”ı (?) yedi sekiz sene önce, ilk Türkmen yardımcımız başladığı zaman duymuştum. O zamanlar Türkiye’de yoktu. Şimdi marketlerde gırla. O bol domates ve soğanla pilavını yapardı, aynı bizim bulgur gibi. Ama çok yararlı ve çok hoş farklı bir lezzeti var.

Ben bu sefer salatasını yaptım. Madem bulgura benziyor, o zaman salata da olur dedim.

greçka salatası

Devamı için tık / Press to read more