Patlıcan’ın 1001’inci yemeği 10 porsiyon 158 kalori

Patlıcanın en güzel zamanı. Markette, pazarda, pırıl pırıl, simsiyah parlıyorlar. Gel de alma. Malum, türk mutfağında da bir dolu tarifi vardır. Eskiler ne der, 1000 çeşit yemeğini yapamayan kız evlenemezmiş. (Netten bir baktım da, kimisi 300 çeşit yemeği var diyor, kimisi 5000, e abartmanın sonu yok tabii) E ucuz sebze, sıcağı, soğuğu, mezesi, böreği, turşusu, reçeli derken o kadar yemek çıkar tabii.

ekşili patlıcan

Benim belli başlı patlıcan yemeklerim vardır. Pabucaki bunların başında gelir. İmam bayıldıya sadece imam değil, herkes bayılır. Eh çay saatinde veya ızgara etin yanında muffin olarak da severim. Şöyle bir baktım da, ne kadar çok patlıcanlı tarifim varmış? 😀 Bunlara bir yenisini eklemek istedim. Yaz başından beri iki defa yaptım, bu seneki zevkime cuk oturdu. Hafif, ekşi, az yağlı, kolay. Yemeği ben icad etmedim. Eminim bir dolu alternatifi vardır. Ben bunu Kantin’de yedim. Nişantaşı’na indiğim zaman en sevdiğim yerdir. Yemek saatlerinde oradaysam tek geçerim. Yarattığı lezzetler, herşeyin en kalitelisini kullanması, hafif, doyurucu, bir o kadar da lezzetli yemeklerine bayılırım. Yolunuz düşerse uğramadan geçmeyin.

ekşili patlıcan

Şimdi, evet, yemeği Kantin’de yedim, ama tarifini oradan almadım. Arkadaşımla yemeği keyifle yerken, içindekileri anlamaya çalıştık, ekşiliğin nereden geldiğini (sirke mi, üzüm mü, erik mi?) çıkarmaya çalıştık. Sorsaydık söylerlerdi elbet, ama maksat bulmaca çözmek, eğlenmek.

Aynı hafta içinde, markette pırıl pırıl patlıcanlarla karşılaşınca, aklıma direk ekşili patlıcan geldi. Kaptım 5 patlıcan, şöyle en parlağından, en sertinden, (yumuşak olanlar çok çekirdekli oluyor sanki değil mi?), yanında şeker domatesi, çıtır maydanozlar ve etli, en kırmızısından kapya biber. Doğru mutfağa.

Bütün malzemeleri sayacak olursak;

  • 5 patlıcanIMG_8798
  • 5 iri beyaz soğan
  • 1 başa yakın sarımsak
  • 2 kapya biber
  • 1 avuç şeker domatesi
  • 2 domatesin rendesi
  • 2 çorba kaşığı nar ekşisi
  • tuz
  • üzeri için bol maydanoz
  • 3-4 çorba kaşığı zeytinyağı
  • 1/2 bardak su

 

 

Patlıcanları önce alacalı soyup, tuzlu suya yatırdım. Acısı, rengi çıksın diye. Sonra her patlıcan için bir soğanı iri iri, piyazlık doğradım. Yayvan bir pilav tenceresinin dibine azıcık zeytinyağı döktüm, soğanları üzerine serdim. Azıcık çevirdim, ama suyunu salsın diye kapağını kapadım hemen. Sonra üzerine pişme sırasına göre halka halka doğradığım kapya biberler, her patlıcan için 2-3 diş sarmısakları attım.

Her seferinde, bir sonraki içeriği hazırlayana kadar tencerenin kapağını kapatarak, deyim yerindeyse, sebzeleri terleterek devam ettim.

Tuzlu suyunu iyice sıktığım patlıcanları ekledim. Kapağı yine kapattım. 😀

Sonra ikiye, üçe böldüğüm  şeker domateslerini ekledim. Ama bir avuç kadar… Bu şeker domatesleri (eminim genetiği ile oynanmıştır, eminim çok da sağlıklı değildir, ama meretler o kadar lezzetli ki, dayanamıyorum) ve 3 kallavi tahtakaşık rende domates ekledim. Azıcık su, azıcık tuz. Kapağını kapadım tekrar, patlıcanlar hafifçe renk alana kadar… Patlıcanlar azıcık yumuşayınca, 2 çorba kaşığı nar ekşisini ip gibi incecik gezdirdim yemeğin üzerinde. Sonra her tarafına yayılsın, tadı suyuna geçsin diye tencereyi hafif zıplatarak, patlıcanları ezmemeye dikkat ederek karıştırdım. Kapa kapağını 15 dakika daha.

Tencerede soğuduktan sonra, daha buzdolabına girmeden üzerine bol ince kıyılmış maydanoz.

ekşili patlıcan

Söyleyecek birşey yok! Hafif, ekşisiyle iç ve iştah açan enfes bir yaz yemeği oldu.

Afiyet şeker olsun!

 

 

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

*