Bu tarif önüme düştüğünde fikir çok hoşuma gitti, ama düşün taşın nasıl olacak da pişecek pek de aklıma yatmadı. Uzun zaman önümde durdu, gözümün önünde, ama denemeye elim gitmedi. Sonunda denemeye cesaret ettiğimde bu defa oğluşun evde olduğu, tadına bakıp yorum yapabileceği zamanı kovaladım.
Et voila!
Brookie diye geçiyor. Hem browni, hem cookie. Gerçekten üstü kıtır kurabiye, altı brownie. Gerçekten de keserken bile kıtır kıtır üstü. Eğer pişirme süresini de iyi ayarlarsanız, altı da ıslak bir browni. Yok çok pişirirseniz, o vakit, kek oluyor. Olsun olsun 🙂 O da güzel.
Bilirsiniz, hep dalgamı geçerim. Annemin yemek defteri içeriği hep Güner’in tartı, Fatoş’un keki diye doludur. Ben tarifleri isimleriyle, içerikleriyle kaydederim, pek nadir yanına nerede yediğimi yazarım. Ama kesinlikle Yeşim’in elmalısı diye tarif bulamazsınız.. Ay pardon burnum uzadı. O da var.. 🙂 (Figen’in chester’ı) Neyse geçelim bir kalem. İnsan yaşlandıkça, pardon pardon 
